Derleme

OkumakBir şeyler okumak benim gibi işi okumak, yazmak, konuşmak olanlar için dahi bunca talihsiz bir zincirlemeye muhtaç hale geldiyse düşündürücü. Yine de okumak isteyene bahane bol. Çoğu zaman çantanıza bir kitap / dergi koymak bile yeterince işe yarıyor. Gün içinde farkında olmadığınız ne kadar boşluğunuz olduğunu anlamak için en iyi yöntem. Okumak istemeyen için bahane daha da bol elbet.

Çizginin dışına taşabilmek

Okumak bir mecburiyet. Memlekette işsizlik oranı yüzde 10’u geçmiş. Yarısı gençlerden oluşan 80 milyona dayanmış nüfuslu ve (kalitesi tartışılır) iki yüze yakın üniversiteden oluk oluk mezun veren  bir ülkede sıradanların hiçbir şansı yok.

Bu kalabalık içinde avantaj sağlamak için farklılaşabilmek; onun için de ekstra bir şeyler okumak gerek. Ne mutlu ki isteyene daha önce kimsenin sahip olmadığı kadar bol seçenek var (kitaplar, bloglar, forumlar, vs).

Kaynakların herkese açık olduğu bir devirde dahi farklılaşmak hala mümkünse (ki öyle) okuyan kesim -hala- az demektir. Şahsen bundan şikayetçi değilim. Zira hayatımı bir anlamda bu sayede kazanıyorum. Bu yüzden çoğu konuşmama “size sizin kendi başınıza öğrenme ihtimaliniz olmayan hiçbir şey anlatmayacağım” diyerek başlıyorum. Yine de anlattığım şeylerin çoğunu, dinleyenlerin büyük kısmı ilk defa duymuş oluyor.

Bu blogda ya da farklı mecralarda yazdığım; televizyon yayınlarında konuştuğum hiçbir bilgi bana vahiy yoluyla inmiyor (çok isterdim). Hepsi açık kaynaklardan derleniyor. Okumak tek başına yeterli değil; anahtar kelime ‘derleme’. Bilgiye ulaşma konusunda sahip olduğum ayrıcalıklar yok denecek kadar az.

Örneğin bu blogda ya da paylaştığım sosyal medya hesaplarımda hafta özetlerine gelen yorumlara bakarsanız “bu kadar şeyi nasıl takip ediyorsunuz?” sorusunun sıkça tekrarlandığını görürsünüz. Cevabım hep aynı: saatlerce, sabırla okuyarak. Keşke başka bir yolu olsaydı.

Alıntı: https://www.mserdark.com/modern-yasamin-luksu-okumak/

Reklamlar