Oyuncu Olun

GameStuard Brown, oyunun sadece çocuk aktivitesi olmadığı bir yetişkin aktivitesi de olması gerektiğini söylüyor. Hatta kompleks beyinli bütün canlıların oyun oynadığını bildiriyor. Hayatta ilk öğretilen şeylerden biri hayatımızı kompartmanlamak. Yani iş zamanı, ders zamanı gibi şeyler var. Oyun oynayan çocuklar okula başlayınca bir anda oyunsuzlaştırılmış bir ortama giriyor. Ders saati denen 40 dakika ciddi, 10 dakika oyun programına başlıyorlar. Ders saatinde o kadar ciddi olmaları isteniyor ki ellerini filan bağlayarak oturuyorlar. Bayağı deli gömleği hareketi. Eğitim süresi devam ettikçe oyuna harcanan süre üniversitede sıfıra kadar iniyor. Eğitim sisteminde oyunsuzlaştırılıyoruz.

Oyun ve işi zıt kelimeler olarak algılıyoruz. Oyun kelimesinin zıttına çalışmak diyoruz. Fakat oyun kelimesinin zıttı sıkıntıdır, çalışmak değil. Hayattan oyun kelimesini çıkardığımızda ise kalan şey depresyondur. Oyun eşittir sıkıntı ise oyun geri gelmeli.

Yaptığımız iş ve oyun ikisi bir arada olmaz mı? Riko Medenin adında fabrikada montaj işinde çalışan bir insan var. Bir fabrikada çalışyor ve montaj yapıyor. Önüne gelen bir parçayı 43 saniyede montaj yapması gerekiyor. Diğer parça yine 43 saniye ve diğer parçalar geliyor 43 saniye bunu günde 600 defa yapması gerekiyor. Baktığımızda bundan daha sıkıcı bir iş olamaz. Fakat bu adam özel bir insan. Bu işi yapanlar en fazla iki üç ayda değişirken Riko Medenin bu işi beş yıldır yapıyor. Yaptığı işi sorduğunuz zaman “Televizyon seyretmekten daha zevkli olduğunu söylüyor.” Neden? Çünkü bunu oyuna çevirmiş. Kendi kendine hedefler koymuş. Daha hızlı nasıl yapabilirim. Teknikler geliştiriyor, onu yapıyor bunu yapıyor, kişisel süresini 27 saniyeye kadar düşürüyor. Patronları istediği için değil.Daha fazla para verildiği için değil. Bunu kendisi için yapıyor ve seviyor. İşte oyunun gücü bu. Oyun elimizde bir kalkan ve inanılmaz bir sihirli değnek. Bizde bu metodu kendimize göre uyarlayabiliriz.

Oyun; 1-Kendi irademizle dahil olduğumuz,  2-Net amaçları olan,  3-Kuralları olan, 4-Belli bir meydan okuması olan unsurların bir araya gelmesidir. Biz de bunları bir araya getirip kendi süreçlerimize ve hayatımıza yerleştirdiğimizde pekala oyunlaştırabiliriz.

Hayatımızın kaçta kaçını sıkıntı ve sıkılma halinde geçirdiğimizi düşünün. Sıkıntı dediğimiz şey bir insan icadı. Ciddiyetten kaynaklanıyor. O yüzden bu kadar ciddi olmayın. Gerçekten bu kadar sıkılmayın. Oyuncu olun.

 

 

Reklamlar